AMORAL.MLL.FI.

7 Mart 2008 Cuma

Neden Cinsiyet Eşitliği Komisyonu için türban kadar hızlı davranılmadı?

Neden Cinsiyet Eşitliği Komisyonu için türban kadar hızlı davranılmadı?


KAGİDER Brüksel ofisinin açılışında gündeme AP Kadın Hakları Raportörü Bozkurt�un şu sözleri yerleşti: 3 yıl önce Başbakan Erdoğan�a Türkiye�de Cinsiyet
Eşitliği Komisyonu�nun kurulmasını önerdim. Ancak türbandaki hızın aksine bu konuda tek adım atılmadı...

Her ne kadar Bakan Ali Babacan ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek kamuoyundan gelen baskılar üzerine �AB yolunda ilerliyoruz, 2008�de sizleri şaşırtacağız� şeklinde mesajlar
verseler de şunu biliyoruz: 3 yıldır AKP iktidarının AB yolundaki adımlarında aksama var.
Bunu bu konunun uzmanlarının hemen hemen hepsi uzun zamandır söylüyor.
100 aydının AB konusunda hükümeti uyaran bildirisinin açıklanmasından bir gün sonra Kadın
Girişimciler Derneği (KAGİDER) üyesi kadınlar ve bir grup gazeteciyle Brüksel�e uçtuk.
Yolculuğumuzun nedeni KAGİDER�in Brüksel�de açacağı ofisti. 4 Mart akşamı TÜSİAD�ın
Brüksel�deki merkezinde KAGİDER de bir ofis açtı. �Türk�ün Türk�e propagandası�
olacağı korkusunu taşıyordum ama öyle olmadı. Açılışa ilgi fazlaydı. AB-Türkiye Karma
Parlamento Eşbaşkanı Joost Lagendijk, AP Türkiye raportörü Ria Oomen Ruijten ve kadın
konusuyla ilgili AB�li parlamenterler bizlerleydi. Türkiye�den de Kadın ve Aileden sorumlu
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile AKP�li milletvekili Nursuna Memecan gelmişti. Davet Kardeş
Türküler�in kadınlardan oluşan kadrosunun performansıyla başladı. Resepsiyonda KAGİDER
Başkanı Gülseren Onanç ve Nimet Çubukçu kısa konuşmalar yaptı.
�KAGİDER neden Brüksel�de ve ne yapacak?� sorusunun yanıtını Gülseren Onanç şöyle verdi:
�Müzakere sürecini sıkı takip edeceğiz. Özellikle kadınlarla ilgili konularda hükümete baskı
unsuru olacağız.�
Türban baskısı olmasın
Açılışta Avrupa Parlamentosu Raportörü Ria Oomen-Ruijten de konuştu ve türban
konusuna değinerek, �Üniversitelerde yasak kalksın ama bu türbansız öğrenciler ve
diğer kadınlar üzerinde bir baskı ortamının doğmasına neden olmasın� dedi.
KAGİDER�in davetiyle Brüksel�e gelen diğer konuşmacılar Boğaziçi Üniversitesi
Rektörü Ayşe Soysal ile yazar Elif Şafak�tı. Her ikisi de dokunaklı konuşmalar yaptı.
5 Mart günü parlamentodaydık. AP�nin kadın hakları raportörü Emine Bozkurt�un
konuklarıydık.
Emine Bozkurt konuşmasında 3 yıl önce Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmede
Türkiye�de Cinsiyet Eşitliği Komisyonu�nun kurulmasını önerdiklerini ve Başbakan
Erdoğan�ın bu konuda olumlu yanıt vermesine rağmen hiçbir girişimin yapılmadığını
dile getirdi. TBMM�nin başörtüsü yasağının kaldırılmasında hızla hareket ederken,
kadınları ilgilendiren diğer konularda aksi davrandığını söyledi. Ayrıca yeni Anayasa
üzerindeki çalışmalara da değindiği konuşmasında, �Kadınlar açısından sorunlu yaklaşımlar
var� dedi.
Malum, AKP kadını aile içinde tanımlıyor. Kadını birey olarak görmüyor ve bu yüzden de
AB tarafından da uyarılıyor. Çubukçu ise �AKP iktidarına haksızlık� yapıldığını savundu
ve bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Şiddet gören kadınlara yönelik açılan
sığınma evlerinden, kız çocukların okuması için yapılan kampanyalardan bahsetti.
Ve Türk Silahlı Kuvvetleri�nde 430 bin silah altına alınan ere verilen 45 dakikalık
eğitimi örnek olarak verdi. Avrupa Parlamentosu�nda kadına yönelik şiddet konusunda
eğitimin TSK tarafından verildiğini söylemesi hiç olmadı.
Dikkatimi çeken bir nokta oldu, Çubukçu ısrarlı sorulara rağmen asla �türban� kelimesini
kullanmadı. Hep �o konu� dedi.
İlginç değil mi? Yakında AB�den de Başbakan�a �Cinsiyet Eşitliği Komisyonu� kurulması
baskısı gelecek. Bakalım 3 yıldır bekleyen konu türban hızına yetişebilecek mi ve AKP bir
gün kadını aile içinde tanımlamaktan vazgeçip birey olarak görebilecek mi?

*****************

Öküz carpaccio!


Brüksel�de hepimizi şaşırtan ve güldüren bir menü krizi yaşadık. Kadın gazeteciler ve
KAGİDER üyesi kadınlar birlikte yemeğe gittik. Önceden rezervasyonlar yapılmıştı.
Masalara yerleştik. Menü de hazırdı. Türk konuklar için seçimi VİP Turizm yapmış.
Menüyü de Türkçe�ye çevirmiş. Başlangıç �carpaccio öküz�. Güler misiniz ağlar mısınız?
Dana carpaccio öküz carpaccio olmuş. Bunu geçtik ana yemek şiş kebap yazıyordu.
�Herhalde çeviri hatasıdır� diye düşünürken önümüze şiş kebap geldi.
Türkiye�ye turistik ziyarette bulunanlar kebap, Brüksel�e ziyarette bulunanlar midye
temelli yemekler yer.
KAGİDER bir sivil toplum örgütü. Kısıtlı bütçesiyle iyi çalışmalar yapıyor. Biz gazeteciler
olarak da baştan beri onlara yük olmak istemedik. Herkes kurumuna ve kendisine göre
bu konuda hassas davrandı. Ezcümle Brüksel�de şiş
kebap zihniyetinde olan VİP Turizm�i kara deftere yazdık.

Elif Ergu eergu@gazetevatan.com Vatan 07.03.2008

17 yaşındaki kız 'berdeli' kabul etmeyince öldürüldü

17 yaşındaki kız 'berdeli' kabul etmeyince öldürüldü

AA

Batman’da 17 yaşındaki bir genç kız, evlenmek istemediği amcasının oğlu tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Edinilen bilgiye göre, L.İ. (17), Hilal Mahallesi 3718. Sokak’taki evlerinin damında çamaşır astığı sırada amcasının oğlu Abdurrahman İ. tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Olaydan sonra Abdurrahman İ. gözaltına alınırken, L.İ’nin cenazesi Batman Devlet Hastanesinde yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edildi.

L.İ’nin ağabeyinin Abdurrahman İ.’nin ablası ile evli olduğu, genç kızın da amcasının oğluyla evlendirilmek istendiği, ancak bunu kabul etmemesi nedeniyle öldürüldüğü ileri sürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.



Milliyet Yorum 07.03.2008

6 Mart 2008 Perşembe

Gelinlerden ‘dayak’ cinneti: 3 ölü

Gelinlerden ‘dayak’ cinneti: 3 ölü

Afyonkarahisar’ın Salar Beldesi’nde Sultan K. (25) adlı gelinle nikâhsız yaşayan diğer gelin Gülizar P. (15), sürekli dayak yedikleri gerekçesiyle

katliam yaptı.

İki gelin önceki gün kendilerini keser sapıyla dövmeye kalkan kayınvalideleri Fadime K.’yı keser ve baltayla öldürdü. Ardından ‘Biz yaşatmazlar’ dedikleri Mehmet K. ile Sultan K.’nın eşi İbrahim K.’yı eve geldiklerinde av tüfeğiyle vurdu. Baba-oğul hayatını kaybetti.

Katliamın ardından iki gelin belediye otobüsüyle Afyonkarahisar’a geldi. Ancak kaçamayacaklarını anlayınca Bolvadin’e geçip burada İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne teslim oldu. Ailenin hapiste olan küçük oğlu Mevlüt K.’nın bir yıldır birlikte yaşadığı bir çocuk annesi Gülizar P. ile İbrahim K.’nın eşi üç çocuk annesi Sultan K. suçlarını itiraf etti.

Burcu AYDIN


Aksam 06.03.2008

Kadın heykeli regl oldu!

Kadın heykeli regl oldu!

TÜRK Kadınlar Birliği Edirne Şubesi tarafından yaptırılan Özgür ve Çağdaş Kadın Heykeli’ne ikinci kez saldırıda bulunuldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin 80’inci yıldönümü anısına hazırlanan heykelin vajina bölümü kırmızıya boyandı. Özgür ve Çağdaş Kadın heykeline 2006 yılında da bir saldırı yapılmıştı. Heykel sökülmeye çalışılmış ve çevresindeki ışıklandırma lambaları hasar görmüştü. Olayla ilgili olarak Emniyet güçleri soruşturma açmış, Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi ise yapılan saldırıyı kınamıştı. Heykel saldırının ardından kısa sürede yerine dikilmişti. Heykel, yeniden onarılacak.

Yavuz GÖKTAŞ/EDİRNE


Aksam 06.03.2008

29 Şubat 2008 Cuma

Türk-Yunan aşkı kanlı bitti

Türk-Yunan aşkı kanlı bitti




Türk-Yunan aşkı kanlı bitti
Bir parkta cesedi bulunan 25 yaşındaki Yunanlı genç Frixos’un, sevdiği Türk kızı Nazlı’nın ailesi tarafından öldürtüldüğü anlaşıldı. Nazlı’nın kuzeni ve arkadaşı Alman savcılara cinayeti itiraf etti

Almanya’da son birkaç yıldır giderek artan namus cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. Steglitz kentinde yaşayan 17 yaşındaki Türk kızı Nazlı A. ile aşk yaşayan 25 yaşındaki Yunan genç Frixos G.’nin öldürülmesinin arkasından genç kızın ailesi çıktı. Frixos’un dokuz kurşun sıkılmış cesedi 4 Ocak 2007’de bir parkta bulunmuştu. Cinayeti inceleyen polis, Türk ailenin, Nazlı’nın Yunan gençle dört yıldır devam eden ilişkisine karşı çıktığı ve genç kızı bir başkasıyla evlendirmek istediğini tespit etti. Cinayetten iki gün sonrası için planlanan Nazlı’nın nişan töreninin iptal edilmesi de şüpheleri artırdı.

Polisin gözaltına aldığı Nazlı’nın kuzeni 21 yaşındaki Okan Y. ve yakın arkadaşı 24 yaşındaki Murat A. dün yapılan duruşmada cinayeti itiraf etti. Savcılık iki gencin “aile kararı üzerine cinayeti işlediğini” öne sürerken, Okan savunmasında bunun bir namus cinayeti olmadığını savundu. Okan, Frixos’un “Senin kafanı keserim” diyerek üzerine saldırdığını, bunun üzerine kendisini savunmak için ateş ettiğini öne sürdü. Ancak savcılık olay yerinde yapılan incelemelerin ve kurbana çok sayıda kurşun sıkılmasının bunun planlı bir cinayet olduğuna işaret ettiğini savundu. Davayla ilgili karar gelecek duruşmalarda alınacak.


29 Şubat 2008 Hürriyet