21 Mayıs 2008 Çarşamba
30 yıllık şüphe
BAHÇELİEVLER’de psikolojik tedavi gören 58 yaşındaki Osman Başer, 30 yıllık eşi Havva Başer’e namaz kılarken kurşun yağdırdı. Havva Başer kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, gözaltına alınan Osman Başer, ifadesinde “30 yıldır beni aldattığından şüpheleniyordum” dedi. Soğanlı Mahallesi, Alper Sokak, Numara 33’te bulunan binanın en üst katında oturan iki çocuk babası Osman Başer, dün saat 14:30 sıralarında namaz kılan eşi Havva Başer’e ruhsatsız silahıyla kurşun yağdırdı. Vücuduna isabet eden üç kurşunla ağır yaralanan Havva Başer ambulansla Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Başer, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eşini öldüren Osman Başer, eve gelen polislere silahıyla birlikte teslim oldu. Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’ne götürülen Osman Başer’in psikolojik rahatsızlığı olduğu ve bir süredir tedavi gördüğü belirtildi. Polise verdiği ifadesinde eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini söyleyen Osman Başer, “Evlendiğimizden beri beni aldattığından şüpheleniyordum. Ama bir türlü dostuyla birlikte yakalayamadım. Yakalasaydım dostuyla birlikte öldürecektim” dedi.
Ercan ÖZTÜRK
21.05.2008 Aksam gazetesi
GAP'ın kadınları GÜNCEL
| ||
|
Almanya'nın tartıştığı cinayet
| ||||
| hurriyet.com.tr | ||||
Kızkardeşini sokakta bıçakladı... Almanya'da büyüyen Afganistan kökenli 23 yaşındaki Ahmet O. henüz 16 yaşında olan kız kardeşi Mürsel'i namuslarını kirletiği gerekçesiyle sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Alman medyası "namus cinayeti" sonrası kardeş katili Ahmet O.'nun hayatını mercek altına aldı. Ahmet'in hayat kadınları ile sık sık görüştüğü, sarhoş olana kadar alkol kullandığı ve sürekli kavgalı olaylara karıştığı ortaya çıktı. Afganlı Ahmet'in suç dolu geçmişi 2001 yılına uzanıyor. Alman polisi Ahmet hırsızlık suçundan 2001 yılında gözaltına aldı. Alman Bild gazetesinin haberine göre, Ahmet O. sekiz defa yasalarla karşı karşıya geldi. Agfanlı genç sadece altı kez yaralama suçundan karakolluk oldu. Alman yasaları namus cinayeti olaylarına hafifletici neden gözüyle bakmadığından 23 yaşındaki adamın ömür boyu hapis cezasıyla yargılanması bekleniyor. Alman polis sözcüsü Andreas Schöpflin, namus cinayeti planlanırken ailenin başka üyelerinin de bundan haberdar olup olmadığını araştırıyor. http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8984325.asp |
16 Mayıs 2008 Cuma
Bize tecavüz etmedi, kendi isteğimizle birlikte olduk
| ||
| Özlem YILDIRIM/İSTANBUL | ||
Daha önce tecavüze uğradığını, bu yüzden intihar girişiminde bulunduğu için belden aşağısı felç kaldığını söyleyen Z.M. tekerlekli sandalyede geldiği duruşmada, "Biz tecavüze uğramadık. Kendi isteğimizle birlikte olduk" dedi. |
15 Mayıs 2008 Perşembe
Kan davasına karşılık, 14 yaşındaki kızı istediler
Kan davasına karşılık, 14 yaşındaki kızı istediler
Osman BEKLEYEN- Murat ÇAĞLAR/VAN, (DHA)VAN’ın Çaldıran İlçesi Alikelle Köyü’nde 7 yıl önce önce kendisini aldattığı gerekçesiyle eşi Fatma Boztaş'ı öldürüp hapse atılan ve 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Abdulbari Boztaş, 7 ay önce de o dönem eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği Kutbettin Keleş’i öldürdü.
Tutuklanıp cezaevine konulan Abdulbari Boztaş’ın yakınları, Keleş ailesinin kan davası güttüğünü ve kendilerini tehdit ettiğini iddia ederek savcılığa başvurdu. Cinayetin ardından tutuklanarak cezaevine konulan Abdulbari Boztaş’ın kardeşi Mehmet Boztaş, ağabeyinin namusunu temizlediğini savunarak, Keleş ailesinin kendisinden kan parası olarak 100 bin YTL ile 14 yaşındaki kızını istediklerini söyledi. Boztaş, “Ayrıca 130 bin metrekare arazimizi de bırakıp köyü terk etmemizi istiyorlar. Sığınacak bir kapımız kalmadı. Can güvenliğimiz yok. Sürekli ölüm tehdidi alıyoruz. Bu nedenle suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım” dedi.
İlçeye 20 kilometre uzaklıktaki Alikelle Köyü’nde oturan Abdulbari Boztaş, 7 yıl önce, eşi Fatma Boztaş’ı kendisini aynı köyden Kutbettin Keleş’le aldattığı iddiasıyla öldürdü. Cinayetin ardından tutuklanarak cezaevine konulan Boztaş, 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Olayı unutmayan Boztaş, o dönem eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği Kutbettin Keleş'i de 7 ay önce öldürüp güvenlik güçlerine teslim oldu. Bu cinayetin ardından Keleş ve Boztaş aileleri arasında kan davası başladı. İddiaya göre Keleş ailesi Boztaş ailesine, kan davasının barışla bitmesi için şartlar öne sürüp tehditler savurdu. Köyde yaşayan Abdulbari Boztaş’ın kardeşi Mehmet Boztaş, Keleş ailesinin kendisinden 100 bin YTL kan parası ve 14 yaşındaki kızını istediğini, ayrıca arazilerini bırakarak köyü terk etmeleri yönünde baskı yaptıklarını öne sürdü.
‘KARDEŞİM NAMUSUNU TEMİZLEDİ’
Keleş ailesinin köyde kendilerine baskı kurduğunu ve sürekli tehdit ettiğin öne süren Mehmet Boztaş, korku içinde yaşadıklarını belirterek, can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle Çaldıran Savcılığı’na başvurdu. 12 çocuğu olan Mehmet Boztaş, eşi ve 7 çocuğu ile birlikte geldiği Çaldıran Adliyesi’nde Savcılığa suç duyurusunda bulundu. Mehmet Boztaş, “Kardeşim namusunu temizlemiştir. Ancak Keleş ailesi olayın kan davası olduğunu belirterek, kan parası olarak 100 bin YTL ve 14 yaşındaki kızımı istiyor. Ayrıca 130 bin metrekare arazimi bırakıp köyü terketmemiz için baskı yapıyor. Sürekli ölüm tehtidi alıyoruz. Gidecek başka yerimiz yok. Ben de savcılığa suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım” diye konuştu
İlçe Kaymakamı Yemen Bayrak, yaşanan sorundan bilgilerinin olduğunu söyledi. Kaymakam Bayrak, en kısa zamanda köye gidip barışın nasıl sağlanacağını görüşeceklerini ve kan davasının son bulması için gerekeni yapacaklarını belirtti.
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=544745&Date=15.05.2008&ver=77

