AMORAL.MLL.FI.

8 Mart 2008 Cumartesi

Çatıya çıkış nedeni belli oldu




Vatan Gazetesi 08.03.2008 Cumartesi -
14:38

Çatıya çıkış nedeni belli oldu
Öğrenim gördüğü İmam Hatip Lisesi'nin çatısına çıkarak intihara kalkan kızın 8 yıldır öz babası tarafından taciz edildiği ortaya çıktı

Ferah IŞIK/DENİZLİ, (DHA)


DENİZLİ'de geçen hafta, öğrenim gördüğü İmam Hatip Lisesi'nin (İHL) çatısına çıkarak 3.5 saat boyunca ölümün kıyısında bekleyen ve bir polis memuru tarafından son anda kurtarılan kız öğrenci 19 yaşındaki B.K.'nın, 8 yıldır öz babası tarafından taciz edildiği ortaya çıktı. Tacizci baba Y.K. tutuklandı.

Geçen 4 Mart'ta Denizli İmam Hatip Lisesi öğrencisi B.K., bir sınıf arkadaşına "Artık yaşamak benim için çok anlamsız, yaşamak istemiyorum. Herkesten nefret ediyorum" diye not bırakıp okulunun çatısına çıkmıştı. Daha önce de intihar girişiminde bulunduğu anlaşılan B.K.'nin bir anlık dalgınlığından yararlanan polis memuru Ramazan Arslan, genç kızı kucaklayarak, çatıdan indirmişti. Bunalımda olduğu belirlenen genç kız, daha sonra Denizli Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nde tedaviye alındı.

B.K.'nın hastanede psikoloğa ve ifadesini alan polislere, öz babası Y.K.'nın 11 yaşından beri kendisini taciz ettiğini anlattığı kaydedildi. Harekete geçen polis, Y.K.'yı gözaltına aldı. Seyyar satıcılık yaptığı belirlenen Y.K., öz kızını taciz ettiği gerekçesiyle çıkarıldığı Denizli Sulh Ceza Mahkemesi'nce tutuklanıp Kocabaş D Tipi Cezaevi'ne gönderildi. B.K.'nın psikolojik tedavisi ise sürüyor.

Başbakan�ın yatak sırları ortaya çıktı

Başbakan�ın yatak sırları ortaya çıktı
Finlandiya Başbakanı �Özel hayatım ihlal edildi� gerekçesiyle mahkemeye gitti. Yargıç, �Dikkat etseydiniz� dedi

DIŞ HABERLER
Vatan Gazetesi 8.3.2008

DÜNYANIN en demokratik ülkelerinden biri olan Finlandiya�da Başbakan Matti Vanhanen�in yatak sırlarının ortaya saçılması �siyasetçilerin özel hayatı nerede başlıyor� tartışması yarattı. Tartışmanın fitilini ateşleyen, ülkesinde �en seksi erkek� seçilen Vanhanen�in 2006�nın ilk günlerinde internette tanıştığı Susan Ruusunen�le yaşadığı ilişki oldu. 52 yaşındaki Vanhanen, kendisinden 16 yaş küçük olan üç çocuk annesi Ruusunen ile dokuz ay aşk yaşamış ve ani bir kararla ayrılmıştı. Tam herşey unutulmuştu ki, Ruusunen�in ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar anlattığı �Başbakanın Gelini� isimli kitabı geçen ay piyasaya çıktı. Kitap, ülkedeki en ciddi gazetelerin, hatta Rusya ve İsveç gibi komşuların da gündemine girdi.

Kitabın piyasaya çıkmasının ardından Vanhanen, �özel hayatının izni alınmadan ifşa edildiği� gerekçesiyle soluğu mahkemede aldı. Başbakan kitabın yayıncısından 1000 euro tazminat isterken, savcılık bu talebi genişleterek, yazardan 7 bin, yayımcısından 50 bin euro talep etti. Ancak dün yapılan duruşmada hakim �Bir politikacının özel hayatıyla ilgili detaylıca olsa da yazı yazmak yasadışı değildir. Halkın gözünde bir politikacının �özel hayat eşiği�normal insanlardan yüksektir� gerekçesiyle tazminat talebini geri çevirdi.

İşte kitaptan aşk dolu satırlar

* Matti ile seks her zaman çok güzeldi. Seks yapmadan önce hep saunaya girmek isterdi.

* Seks bittikten sonra çok acıkırdı. Hemen et ve fırında patates hazırlar birlikte yatakta yerdik.

* O kadar ateşli öpüşürdü ki, otomobilin camları buğu olurdu.

* Evin her yerinde seks yaptık. Her mobilyanın üzerinde. Sadece çok istesek de mutfak masasına sıra gelmedi.

Türkiye kadına karşı şiddette birinci çıktı

Türkiye kadına karşı şiddette birinci çıktı

Barış ERDOĞAN Sabah Gazetesi 8.3.2008
Dünya İzleme Enstitüsü'nün raporuna göre, Türkiye'de kadınların yüzde 58'i şiddet görüyor. Bu oran Bangladeş ve Hindistan'dan bile yüksek. Eşitlikte ise yerimiz 177 ülke arasında 111'incilik..
Kadın ve şiddet üzerine çalışmalar yapan Okan Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeynep Alemdar'ın Dünya İzleme Enstitüsü'nün raporuna dayanarak verdiği bilgilere göre Türkiye'de kadınların yüzde 58'i şiddet görüyor. Türkiye'yi yüzde 47 ile Bangladeş, yüzde 45 ile Etiyopya, yüzde 40 ile Hindistan ve yüzde 34'le Mısır izliyor. ABD'de yayımlanan Violence Against Women (Kadına Karşı Şiddet) dergisinin son sayısında yer alan araştırma, Türkiye'nin Ortadoğu ülkeleri arasında kadına en fazla şiddet uygulayan ülke olduğunu ortaya koyuyor. Çalışmanın sonuçlarına göre; Türkiye'deki 19 yaş üstü evli kadınların yüzde 51'i aile içi şiddetin mağduru. Bu rakam İsrail'deki Yahudi toplumunda yüzde 30, Mısır'da yüzde 34, Lübnan'daki Filistinli mülteci kadınlar arasında ise yüzde 22.

ŞİDDETİN SONUCU İNTİHAR
Cinsler arasındaki eşitsizliği azaltmak için son yıllarda yasalarda bazı iyileştirmeler yapsa da Türkiye, Dünya Gelişmişlik Endeksi 2007 sonuçlarına göre de kadın erkek eşitliğinde 177 ülke arasında 111'inci sırada yer alıyor. 2006 yılında yayımlanan cinsiyet güçlendirme endeksinde, yani kadınların ekonomik hayata katılmasını artırma, karar alma ve politika mekanizmalarına sokma konusunda da Türkiye oldukça başarısız. Bu konuda 75 ülke içinde 72'nci sırada yer alan Türkiye'nin durumu sadece Mısır, Suudi Arabistan ve Yemen'den iyi. İran'da bile kadınların siyasi hayat içindeki yeri Türkiye'nin önünde. Dünya İzleme Enstitüsü Türkiye'deki aile içi şiddetin sonuçlarından biri olan kadın intiharlarına da dikkat çekiyor. Enstitü'nün araştırmasına göre Türkiye'deki intiharların yüzde 80'i kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor.

ŞİDDET İÇSELLEŞMİŞ
Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın ortaya koyduğu bir başka ilginç sonuç ise Türkiye'de kadınların kültürel, eğitim, sosyalleşme gibi nedenlerle ister zengin ister fakir olsun kocalarından dayak yemeyi içselleştirmiş olmaları. Yrd. Doç. Dr. Alemdar, Türkiye'de son yıllarda kadınların maruz kaldığı şiddette sayısal bir artma olmasa da istatistiklerde oransal artışların tespit edildiğinin altını çiziyor.

7 Mart 2008 Cuma

Başbakan'dan kadınlara mesaj: En az üç çocuk doğurun

Başbakan'dan kadınlara mesaj: En az üç çocuk doğurun


Başbakan Erdoğan böyle giderse 2030 yılında yaşlı bir ülke olacağız dedi ve kadınlardan en az üç çocuk doğurmasını istedi.
Erdoğan Uşak'ta kadınlar günü toplantısında konuştu. Yaptığı konuşma ile herkesi şaşırtan Erdoğan işte kadınlara şu mesajları verdi:
"Sevgili hanım kardeşlerim, bir başbakan olarak konuşmuyorum. Bir dertli kardeşiniz olarak konuşuyorum. Diyorum ki bu tuzağa asla gelmeyeceğiz. Biz bu genç nüfusumuzu aynen korumalıyız. Bunlar ne yapmak istiyor ? Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyor yaptıkları iş bu.
Eğer nüfusumuzun azalmamasını istiyorsanız bir ailenin üç tane çocuğu olmalı. Sevgili vatandaşlarım çocuk berekettir. Bunu da bilmeniz lazım. Bunu yaşadım inanarak söylüyorum. Benim dört tane çocuğum var memnunum keşke daha fazla olsaydı. Bu kadar açık konuşuyorum ve hepside bereketi ile geldi. Eşim burda. Hiç ben öyle zengin bir aleninin çocuğu olarak doğmadım."

16.27 | 7.3.2008 Milliyet

KAGİDER’in Brüksel’deki açılışında öfkeli bir bakan!

eral Tamer

KAGİDER’in Brüksel’deki açılışında öfkeli bir bakan!

Kadın Girişimciler Derneği KAGİDER, Gülseren Onanç’ın başkanlığındaki yeni yönetim kuruluyla birlikte misyon değiştirdi.
Onanç’ın ifadesiyle “5 yıl önce girişimci kavramını kadınlar arasında yaygınlaştırmak için bir araya gelmişlerdi; ancak Türkiye’de kadına biçilen rolün iyi bir anne ve eş olmaktan öteye gitmediği, kadınların işgücü piyasasından hızla çekildiği bir ortamda kadın-erkek eşitsizliğini ortadan kaldırmak, kadın girişimcileri yüreklendirmekten daha acil bir hedef olarak ortaya çıktı.”
Ve KAGİDER, bu yeni misyonu doğrultusunda “AB yasalarının çok önemli bir araç” olduğu görüşünden hareketle, AB kurumlarıyla iletişimi güçlendirmek üzere Brüksel’de ofis açtı. Bir grup gazeteci olarak bizler de Brüksel’e giderek bu açılışa tanıklık ettik.
Yazar Elif Şafak ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, açılışta yaptıkları geniş ufuklu enfes konuşmalarla, Avrupalı parlamenterleri ve diğer yabancı davetlileri hayran bıraktılar. Hatta “Bize 2 esaslı konuşmacı armağan ettiniz. Bundan böyle toplantılarımızda biz de bu 2 Türk kadınından yararlanmak isteriz” diyerek KAGİDER’e teşekkür ettiler. İkisinin de İngilizceleri mükemmel, dilleri şiirseldi.

Çubukçu neden sinirli?

Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu‘nun, “Sessiz durursanız kısa konuşurum, sessiz durmazsanız siyasetçi olarak çok uzun konuşup canınızı sıkabilirim” cümlesiyle başlayan konuşması, davetliler arasında şaşkınlıkla karşılandı.
Gazeteci olarak bizler ise Çubukçu ile ilgili asıl düş kırıklığını, KAGİDER için ertesi sabah Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen toplantıda yaşadık.
Toplantı, Avrupa Parlamentosu (AP) Kadın Hakları Komitesi Türkiye Raportörü Emine Bozkurt tarafından düzenlemişti. Türkiye’deki kadın haklarıyla ilgili 2 raporun altında imzası bulunan Bozkurt, şimdi 3. raporunun ön hazırlığı içindeydi ve birkaç ay içinde tamamlayacağı bu rapor, AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten’in hazırlayacağı Türkiye İlerleme Raporu’na girecekti.

Fırsat Eşitliği Komisyonu

Bu bilgileri veren Bozkurt, 2. rapordan bu yana meydana gelen olumlu gelişmelere değindikten sonra, AB’ye 3 yıl önce söz verildiği halde bir türlü kurulamayan TBMM Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu’na lafı getirince Çubukçu:
“Başörtüsü sorunuyla ilgili olarak, hükümetin kararlı davrandığı zaman, kısa zamanda ne kadar büyük gelişmeler kaydedebileceğini, bir kez daha görmüş olduk. Kararlı olduğu bir konuda bu kadar hızlı hareket edebilen hükümet, üzerinde 3 yıldır çalışmalar yapılan TBMM Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu konusunda da, umarım verdiği sözleri en kısa zamanda yerine getirir.”
Biz gazeteciler de Çubukçu’ya bu konuda 1-2 soru sormaya kalkınca, birden serin kanlı Çubukçu gitti, Başbakan’ın son dönemdeki öfkeli ve tahammülsüz haline benzer bir Çubukçu geldi.
Soru sormaya teşebbüs eden biz gazetecilere “Demek ki bu komisyondan başka AKP’yi eleştirecek bir şey bulamıyorsunuz; bu da bizim başarımızdır” diye çatarak toplantıyı kısa kesti. Sonra da Emine Bozkurt’a “Bu konuları neden gazetecilerin önünde gündeme getiriyorsunuz” diye sitem etmiş.