| ||
| Hüseyin TÜCCAR-Göksel BAŞARAN - BURSA,(DHA) | ||
ANNESİNİ ÖNCE BIÇAKLADI, SONRA BOĞDU Son dönemde yaşanan evlat vahşetleri M.F. acılar içersinde kendisine yalvaran annesini bu kez 'b' şıkkı olan boğmayı gerçekleştirerek öldürdü. Cesetini banyoya sürükleyen M.F. evde bulunan satırla annesini on parçaya bölüp, parçalarını çöp poşetine koyarak inşaat halindeki evlerinin ikinci katına çıkarttı. Kanları 5 litre kokulu deterjan ile temizleyen, eve sprey sıkan M.F. cinayetini arkadaşlarına anlatınca yakalandı. Polis, M.F.'nin annesini öldürürken çektiği görüntüleri sitede oluşturulan grupla paylaşıp paylaşmadığını araştırıyor.
ACILAR İÇERSİNDE YALVARAN ANNESİNE ACIMADI Tekstil fabrikasında çalışan talihsiz kadın, Uludağ Yolu'ndaki Saklı Bahçe adlı çay bahçesinde çalışan oğlunun, kendisine zarar vermesinden korktuğunu, akrabalarına, komşularına ve çalışma arkadaşlarıyla paylaştı. İddiaya göre geçtiğimiz pazartesi gecesi iş çıkışı eve giden M.F., henüz belirlenemeyen nedenden dolayı tartıştığı annesini, mutfakta karnından bıçakladı. Kanlar içersinde yere yatan annesinin acılar içersinde kıvranırken kendisine yalvardığını gören M.F., bu kez annesinin boğazını sıkarak öldürdü. Ceseti daha sonra banyoya sürükleyen M.F., kurban bayramında kestikleri kurbanın etini parçalamak için satın aldıkları satır ile annesinin, kafasını, kollarını, bacaklarını ve vucudunu on parçaya böldü. Etleri daha sonra çöp torbasına koyan M.F. bunların inşaat halinde olan evlerinin ikinci katına çıkarttı. Kan gölüne dönüşen evlerini satın aldığı 5 litre parfümlü deterjan ile yakayan, kokunun giderilmesi için eve sprey sıkan M.F. gece uyudu, sabah ise işine gitti. ARKADAŞLARINA ANLATTI İş çıkışı her akşam olduğu gibi mahallelerinde bulunan internet kafeye giden M.F., burada arkadaşlarına, "Ben annemi öldürdüm. Cesetin poşetlere koydum. Ama çok ağır. Bana yardım edin poşetleri boş bir araziye atalım" dedi. Olaydan şüphelenen arkadaşları internet kafeden çıkıp Emek Polis Merkezi'ne giderek, duyduklarını anlattılar. Daha sonra internet kafeye giden polis ekipleri M.F.'yi gözaltına aldılar. Ardından eve giren polis, Asiye F.'nin parçalanan cesetini çöp poşetlerinde buldu. Asiye F.'nin kafasının bulunduğu poşette bıçak dik halde görülürken, talihsiz kadının özellikle yüzük parmağının kesildiği gözlendi. Parmakta olduğu sanılan yüzük ise daha sonra banyoda bulundu. Evde parmak izi alan polis, cesetin parçalarını koydukları tabut içersinde sedye ile çıkarttılar. ANNEM BENİ DAYIMA ŞİKAYET ETTİ ÇILDIRDIM Emek Polis Merkezi'nde cinayeti anlatan M.F., "Babamdan ayrılan annem ile geçinemiyorduk. Benden sürekli yakınıyordu. Olay gecesi evde banyo yapıyordum. Ziyaretimize gelen dayıma, 'Bu çocuk beni çıldırtıyor. Artık ona dayanamıyorum. Bir gün ya o beni öldürecek veya ben onu' dedi. Bu sözler çok zoruma gitti. Dayım ayrıldıktan sonra anneme 'ne yapmak istiyorsun?' dedim. Tartıştık. Mutfaktan aldığı bıçakla bana, 'Seni öldürürüm' dedi. Bende bıçağı alıp kendisini öldürdüm. Sonra boğdum. Cesetlerini ise parçalara ayırdım" dedi. ANNEMİ NASIL ÖLDÜRÜBELİRİM SİTESİ KURDU Satanist olduğu öne sürülen M.F.'nin iş çıkışı zamanının büyük bölümünü arkadaşlarıyla geçirdiği internet kafede, Facebook sitesinde "Annemi Nasıl Öldürebilirim" grubunu oluşturduğu, gruba katılanlara ise, (a) bıçakla. (b) boğarak (c) tabancayla (d) zehirleyerek seçenekleri sunduğu ortaya çıktı. Arkadaşlarınında doğruladığı bu iddia üzerine polis, grup arkadaşlarını belirlemek, yaptıkları yazışmaları tesbit etmek için internet kafede bulunan tüm bilgisayarlara el konuldu. ANNESİNİN ÖLDÜRÜLMESİNİ SİTEYE TAŞIDIĞI İDDİASI Bu arada M.F.'nin işlediği cinayetten sonra annesini öldürmesini, cesetini parçalamasını cep telefonu ile görüntüleyip, bu sitedeki grubunda arkadaşlarıyla paylaştırıldığı öne sürüldü.Bu iddiada bilgisayarların incemlenmesinden sonra netlik kazanacak. VİLLE VALO HAYRANI Saçlarını kırmızıya boyayan, tırnaklarına siyah ve kırmızı oşeler süren M.F.'nin, Finlandiyalı Rock Müzik çalan HIM grubunun solisti Ville Valo"nun hayranı olduğu belirlendi. M.F.'nin giydiği siyah renk tişörtüne, kendisine örnek aldığı, yaşam tarzına uyduğu grubun solisti olan Ville Valo'nun fotoğrafını ve ismini bastırdığı gözlendi. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9039890.asp?gid=229&sz=81977 |
28 Mayıs 2008 Çarşamba
Annesini önce bıçakladı sonra boğarak öldürdü
Damat gerdekte yanıldı, gelin bakire çıktı!

Damat, evlendiği günün gecesinde "kız bozuk çıktı" diye hem karısı, hem kendisini vurdu. Ancak kurşunu yutmasına rağmen durumu iyi olan gelin "Hafızım ve bakireyim. İstediğiniz yere muayene ettirin" dedi...
Olay, önceki gün Konya'nın Meram ilçesinde meydana geldi. Önce her şey çok güzel gidiyordu. İki genç de muradına ermişti... En mutlu günlerini yaşıyorlardı... Ta ki gerdek odasına girene kadar!..
KIZ BOZUK ÇIKTI
Organize sanayi bölgesinde bir fabrikada işçi olarak çalışan damat N.Ç. ve eşi B.Ç. arasında gece tartışma çıktı. Damat gelinin bakire olmadığı kanısına kapılmıştı. Babasına ait tabancayla önce karısını ağzından vurdu...
Sonra da aynaya rujla "Anne seni seviyorum, baba seni seviyorum, kız bozuk çıktı" yazdıktan sonra silahı kendi alnına dayadı ve ateş etti...
HAFIZIM VE BAKİREYİM
Çene kemiğinin kırılmasına ve olay anında kurşunu yutmasına rağmen durumu iyiye giden B.Ç.'nin, olay gecesi eşiyle birlikte olduklarını, ancak kendisinin bakire olmadığını düşündüğünü söyleyerek, "Ben hafızım. Bakireyim. İstediğiniz doktora muayene ettirin" dediği öne sürüldü.
Polis olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor.
ANADOLU'DA ÖRNEKLERİ ÇOK
Buna benzer durumlar ülkemizde zaman zaman yaşanıyor. Gelinler "kız çıkmadı" denilerek, anne babalarının evlerine geri gönderiliyor, bazen de öldürülüyor. Ama çoğu olayda da muayene sonrası o gelinlerin bakire olduğu saptanıyor. Yaşanan tüm bu dehşetin sebebiyse, cinsellik konusundaki bilgisizlik...
http://www.bugun.com.tr/haber_detay.asp?haberID=26803
Bu cinayette bir çapanoğlu var
Annesi Prof. Dr. Ayşe Olcay Tiryaki’nin katil zanlısı, kızı Başak Aydıntuğ, cinayeti başkasının işlediğini iddia etti, komşuları 'Miras yüzünden' dedi
ANKARA - Annesi Prof. Dr. Ayşe Olcay Tiryaki’nin katil zanlısı, kızı Başak Aydıntuğ’un yargılamasına başlandı. 21 yaşındaki tutuklu sanık, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada annesini ‘bir başkasının öldürdüğünü’ savundu. Heyecandan ayakta duramayınca oturarak ifade veren Aydıntuğ, ‘o kişi’yi ve cinayet gecesini şöyle anlattı: “Lise 2. sınıftayken depresyondaydım. Lustral (antidepresan) kullanıyordum. O dönemlerde koşu için Anıttepe’ye gidiyordum. Orada adını bilmediğim biriyle karşılaştım. Bana, ’Adım önemli değil’ diyordu. Beni, içinde bulunduğum ruhsal durumdan kurtarmak için geldiğini söylüyor ve telkinlerde bulunuyordu.”
Kan görünce dayanamamışOlay gecesi kendisine “Sürtük, Arnavut o...” diyen annesine çok sinirlendiğini, ancak karşılık vermediğini, hatta bunun için ‘kendi kendini kutladığını’ anlatan Aydıntuğ, kitaplarını almak üzere aşağı indiğini, sonrasını hatırlamadığını, bir anda kendini merdiven başında bulduğunu, koşarken gördüğü o şahsı da annesinin başında gördüğünü, bir süre boğuştuklarını söyledi. Aydıntuğ’un anlatımına göre ‘o şahıs’ kendisine ‘Rahatlamak için ne istiyorsan yap’ dedi ve intihar etmesi için bıçağı verdi. Aydıntuğ, bıçağı boynuna batırdı, ancak kan görünce yapamadı.
Tanıklardan komşuları Ali Kaya Köymen, Aydıntuğ’un annesine, “Seni öldüreceğim. Sonra da deli raporuyla mirasını alacağım” dediğini anlattı. Tanık Asiye Lafçı da Tiryaki’nin evine temizliğe gittiğini belirterek, Başak’ın, annesinin boğazını sıktığına şahit olduğunu söyledi. Duruşmada gönüllü olarak ifade veren baba Semih Aydıntuğ ise ölen eski eşinin agresif bir kişi olduğunu, kızına hakaretler ettiğini savundu. Kızının geçmişte psikolojik tedavi gördüğünü söyleyen baba ve kızın, duruşmada birbirlerine tebessüm ettikleri görüldü.
Duruşma Aydıntuğ’un akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti kararıyla ertelendi. (Radikal)
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&VersionID=&Date=28.05.2008&ArticleID=880123
Diyaneti aldı bir sessizlik
Resmi internet sitesinde flörtün zina, kadının yabancı bir erkekle yalnız kalmasının günah, başkası için koku sürmenin ise edepsizlik olduğunu savunan Diyanet'ten açıklama yok
DİYANET'İN ZİNA YAKLAŞIMI İÇİN TIKLAYIN
ANKARA - Kurumun resmi internet sitesinde flörtün zina, kadının yabancı bir erkekle yalnız kalmasının günah, başkası için koku sürmenin ise edepsizlik olduğunu savunan Diyanet İşleri Başkanlığı sessizliğe büründü. Radikal, dün manşetten duyurduğu haberde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde Kuran’da zina ve fuhuşun büyük günahlar arasında sayıldığını hatırlatarak flörtün de ‘zina’ olduğunu savunduğu belirtilmişti. Bir kadının yabancı bir erkekle baş başa kalmasının ‘tahrik edici’ olduğu ve zinaya yol açabileceği uyarısında bulunan Diyanet, Hz. Peygamber’in kadınların kendi evleri dışında, başkalarına hissettirecek derecede koku sürmelerini hoş karşılamadığını, bunu ‘edep dışı bir davranış’ olarak değerlendirdiğini kaydetmişti. Haberin yayınlanmasından sonra haber siteleri Radikal’den alıntı yaparak okuyucularına duyurdu. Diyanet’in açıklama yapmaması dikkat çekti. (Radikal)
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&VersionID=&Date=28.05.2008&ArticleID=880122
ABD'de beş kişilik Türk ailesi ölü bulundu
California eyaletinde yaşayan Uçar ailesinden beş kişinin üç hafta önce öldüğü belirlendi. Aile reisi Manas Uçar'da kurşun yarası var
SAN CLEMENTE - ABD’nin California eyaletinde bir Türk ailesinden 5 kişi evlerinde ölü bulundu.
Şerif Sözcüsü Erin Giudice, cesetleri çürümüş halde bulunan kişilerin Manas Uçar (58), karısı Margrit Uçar (49), ikiz kızları Grace ve Margo (21) ile Margrit’in annesi Fransuhi Kesisoğlu (72) olduğunu açıkladı. Manas ve Margrit Uçar’ın Türkiye’den ABD’ye göçtüğü, Kesisoğlu’nun da resmi oturma izni olduğu kaydedildi.
Komşularının ve akrabalarının merak etmesi sonucu, şerif yardımcılarının son iki haftada Uçar ailesinin evini iki defa ziyaret ettiği, ancak tatilde oldukları görünümü veren kapalı kapılar ve çekilmiş perdeler nedeniyle şüphe uyandıran bir durumun görülmediği belirtildi. Akrabalarından iki kişinin pazar günü camı kırarak eve girdikleri ve aile üyelerinin çürümüş cesetlerini buldukları kaydedildi. Polis, aile üyelerinin iki ya da üç hafta önce öldüğünü tahmin ediyor.
Yetkililerin pazar günü bulunan cesetleri ancak salı günü teşhis edebildikleri, ancak pazartesi günü başlayan otopsi işlemlerinin henüz sürdüğü ifade edildi. Manas ve Margrit Uçar’ın cesetlerinin yanında 2 silah bulunduğu, silahlardan birinin Margrit’in üstüne kayıtlı olduğu, ayrıca Manas Uçar’da kurşun yarası bulunduğu belirtildi.
Şerif sözcüsü, olayın intihar ya da cinayet olabileceğini söyledi. Manas Uçar’ın 1970’li yıllarda ABD’ye makine mühendisliği ile ilgili master ve doktora yapmak üzere geldiği, doktorasını tamamlamasının ardından üniversitede görev aldığı, daha sonra iş hayatına geçtiği belirtiliyor. Yine Türkiye’den gelen 1987 yılında ABD vatandaşı olan eşi Margrit’in de bir mücevher mağazasının bulunduğu kaydediliyor. Ailenin kızları Margo ve Grace Uçar’ın ise California Üniversitesi Fen Fakültesi’nde biyoloji bölümünde eğitim gördükleri belirtildi. (aa)
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=880130&Date=28.05.2008&CategoryID=77



